Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, “Ulusal güvenliği sadece bir silah satın alma işlemi olarak değil, bir yatırım olarak görüyoruz. Savunma, devlet bütçesi için sadece bir yük olmaktan çıkıyor; milli servet, ekonomik büyüme, yüksek katma değerli teknik bilgi yaratmada bir faktör haline geliyor ve dış ticaret dengesinin iyileşmesine katkıda bulunuyor.”
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Capital.gr ve ‘Kefalaio’ gazetesi için bir makale kaleme aldı. Dendias, Yunanistan’ın yerli savunma sanayiine yönelmesi gerektiğini belirtti. Denidas’ın makalesinde şu ifadeler yer aldı:
“Yunanistan için soru şu: Önümüzdeki on yıllarda nasıl bir durumda olmak istiyor ve uluslararası güç dağılımında hangi konumu işgal etmeyi arzuluyor? Güçlü bir özgüvenle, ülkenin genç ‘beyinlerinin’ yüksek potansiyeline inanç duyarak ve aynı zamanda kritik bir jeopolitik konumda bulunurken, uzun vadeli stratejisini ve hedeflerini nasıl çizebilir?
Artık eylemsizliğin bir seçenek olamayacağı herkesin malumu. Her çağ kendi ‘Büyük İdealarını’ yaratır. Bizim önümüzdeki zorluk, çocuklarımızın Yunanistan’ı için bu Büyük İdea’yı şekillendirmektir. 2030’dan sonra nasıl bir Yunanistan istediğimizi ve bizi oraya hangi stratejinin götüreceğini netleştirmeliyiz. 2.500 yıl önce Antik Yunanlar; politikadan bilime, felsefeden sanata ve insanın kendisine kadar bugün bile hayatımızı etkilemeye devam eden fikirler doğurdular. Bugün, atalarımızın zengin mirasından güç alarak, ülkeyi yeni bir çağa taşıyacak kolektif vizyon üzerinde uzlaşmalıyız.
Ülkemizi hem vatandaşların hem de işletmelerin üretebilmesi için gerekli koşulların sağlandığı bir mükemmellik merkezine dönüştürmeliyiz. En büyük zorluk, dünün yönetim mantığını kalıcı olarak terk etmektir. Yarının Yunanistan’ı; tüketime, devlete bağımlılığa ve geçmişin yanlış tercihlerinin yönetimine dayanan bir üretim modelinin hastalıklı yapısı üzerine inşa edilemez.
Çünkü burada ‘bizi ne yönlendiriyor?’ sorusu en sert ve zorunlu halini alıyor. Bu, bir ulus olarak bizzat varlığımızla ilgilidir. Ve bunun cevabı, 2030’lu yıllar ve ötesi için güçlü bir Yunanistan yaratmaya yönelik yeni bir model olmaktan başka bir şey olamaz.
Devlet silah sistemleri satın alıyor, ancak buna karşılık gelen bir üretim, teknoloji veya sanayi kapasitesi elde edemiyordu. Sonuç olarak ülke, kendi güvenliği için devasa kaynaklar harcıyor, ancak bu harcama ulusal bir üretim gücüne dönüşmüyordu. Bu model artık değişiyor. Ulusal güvenliği sadece bir silah satın alma işlemi olarak değil, bir yatırım olarak görüyoruz. Savunma, devlet bütçesi için sadece bir yük olmaktan çıkıyor; milli servet, ekonomik büyüme, yüksek katma değerli teknik bilgi yaratmada bir faktör haline geliyor ve dış ticaret dengesinin iyileşmesine katkıda bulunuyor.”
“Yılda 15 bin drone üreteceğiz”
“2023 yılından bu yana Milli Savunma Bakanlığında, ülkemiz Silahlı Kuvvetler tarihindeki ve Avrupa’daki en güçlü kuvvetlerden biri olma hedefiyle ‘Gündem 2030’ isimli en büyük reformu uyguluyoruz” diyen Dendias, süreci şöyle özetledi:
“Gündem 2030 sadece Silahlı Kuvvetleri yeniden düzenleme planı değildir. Çağın zorluklarına göğüs geren ve Milli Savunmada yeni bir gerçeklik yaratan modern bir felsefeyi başlatıyor. İlk kez, kapsamlı bir savunma inovasyon ekosistemi metodik ve spesifik bir planlamayla oluşturuluyor. Modern bir Kuvvet Yapısı oluşturuluyor, 20 yıllık uzun vadeli bir savunma donanım planlaması uygulanıyor ve yerli savunma sanayiinin silahlanma programlarına en az %25 oranında esaslı katılımı sağlanıyor. Aynı zamanda Yunanistan satın almadan üretime geçiyor. Kendi savunma sistemlerimizi, örneğin ‘Kentauros’ anti-drone sistemini, ‘Hyperion’u, ‘Telemachus’u, ‘Teucer’i geliştiriyor ve üretiyoruz. 2026’nın sonuna kadar Savunma Bakanlığı fabrikalarından yılda 15.000 drone üreteceğiz.”

Bakan Dendias, sözleşmeye bağlanmış 7 milyar euroluk silahlanma programlarının halihazırda 1,5 milyar euroluk kısmının yerli savunma sanayiiine aktarıldığını da belirtti. Dendias, “Çok sayıda Yunan şirketinin katıldığı çok katmanlı ‘Kubbe’ hava savunma sistemi ve yeni Belharra fırkateynlerinin inşası programları bunun tipik örnekleridir. Gündem 2030 tam da bu pencereden görülebilir; sadece Silahlı Kuvvetlerin reformu olarak değil, aynı zamanda bir paradigma (model) değişimi olarak. Silahlı Kuvvetler bugün ülkemizin servet üretebileceğinin, katma değer yaratabileceğinin, kaynak tasarrufu sağlayabileceğinin ve sürdürülebilir, üretken bir ekonomik büyüme modeli inşa edebileceğinin kanıtıdır.” ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı
