HÜRSAT Projesi, Türkiye’nin uzay sanayiinde küçük uyduların seri üretimine geçişi için bir altyapı oluşturuyor.
Özgün mühendislik gücüyle Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından hayata geçirilen HÜRSAT Uydu Sistemi, Türkiye’nin uzay stratejisini “Yeni Uzay” çağına taşıyor. Sadece 200 kg’lik ağırlığına rağmen metre altı çözünürlükte görüntü alma kapasitesine sahip ilk HÜRSAT uydusu, sunduğu bu gelişmiş yetenekle Türkiye adına tarihi bir ilke imza atıyor.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından yayımlanan GÖKVATAN dergisinin 146. sayısında HÜRSAT uydu sistemi hakkında güncel bilgilere yer verildi. Takım uydu mimarisine uygun olarak ve Yeni Uzay (New Space)” yaklaşımıyla tasarlanan HÜRSAT, farklı görev ve yörünge gereksinimlerine göre ölçeklenebilen yeni küçük uydu ailesinin temelini oluşturuyor.
HÜRSAT Projesi, GÖKTÜRK ve diğer stratejik uydu programlarında edinilen mühendislik birikimini seri üretime uygun bir küçük uydu platformuna aktarıyor. GÖKTÜRK sınıfı uyduların kabiliyetlerini tamamlayan bu platform, üretim süresini ve maliyetleri azaltmayı, farklı görev ve kullanıcı ihtiyaçlarına hızla uyarlanabilen uydu konfigürasyonları geliştirmeyi hedefliyor.
Tek uydudan takım uydu mimarisine
Ailenin ilk üyesi olan HÜRSAT-1; kısıtlı sayıda uydu üretmenin ötesinde, ortak mühendislik birikimine dayanan yeni bir üretim modelini temsil ediyor. Bu altyapı sayesinde farklı kütle, görev ve yörünge ihtiyaçlarına uygun uyduların hızla geliştirilip seri üretilebildiği sürdürülebilir ürün ve uydu fabrikası vizyonu hayata geçiriliyor.
HÜRSAT Projesi’nin en önemli kabiliyeti, yakın Dünya yörüngesinde birden fazla uydunun koordineli çalışmasını sağlayan takım uydu yaklaşımından geliyor. Bu mimari, aynı bölgenin daha sık taranmasına ve kritik verilere çok daha hızlı ulaşılmasına olanak tanıyor. HÜRSAT-1 ile başlayan bu süreç, yörüngeye eklenecek yeni uydularla görüntüleme sıklığı ve görev kapasitesi ihtiyaca göre kolayca ölçeklendirilebilecek. HÜRSAT uydusu için yaklaşık 24 aylık geliştirme ve üretim takvimi hedeflenirken seri üretim kabiliyetinin olgunlaşmasıyla bu sürenin önemli ölçüde azalması öngörülüyor.
100 kg’den 650 kg’ye ölçeklenebilen küçük uydu ailesi
HÜRSAT; tek bir uydu sınıfı veya tek bir yörünge için değil, yaklaşık 100-650 kg aralığında farklı görev ihtiyaçlarına cevap verecek küçük uydu ailesi olarak geliştiriliyor. Yaklaşık 100-500 kg sınıfındaki HÜRSAT uydularının alçak Dünya yörüngesinde (LEO) Elektro-Optik (E/O), Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) ve termal görüntüleme gibi görevlerde kullanılması planlanıyor. 500-650 kg sınıfındaki HÜRSAT uydularının ise haberleşme ve uzayda yapay zeka destekli veri/görüntü işleme görevlerinde kullanılması hedefleniyor.
Ürün ailesi yaklaşımı; farklı görevler için her defasında sıfırdan bir uydu geliştirmek yerine ortak mühendislik birikimi, alt sistemler ve üretim altyapısından azami ölçüde yararlanılmasına imkan sağlayacak. Böylece kullanıcı ihtiyaçlarına göre farklı görev yükleri ve platform konfigürasyonları geliştirilebilecek, ihtiyaç halinde yeni uyduların sisteme seri üretim faaliyetleri ile eklenmesiyle toplam görev kapasitesi kademeli olarak artırılabilecek.
Dünyada uzay sektöründeki dönüşümün önemli unsurlarından birini daha küçük, daha kısa sürede geliştirilebilen ve çoklu uydu kullanımına olanak sağlayan sistemler oluşturuyor. Metre altı çok yüksek çözünürlüklü büyük yer gözlem uyduları, 1 – 2 ton seviyelerine ulaşabilen kütleleri ve yüksek kabiliyetleriyle stratejik görevlerde önemli rol üstleniyor. Bu sınıftaki uyduların geliştirme ve üretim süreçleri ise 3 ila 5 yıla kadar ulaşabiliyor. Yeni Uzay yaklaşımı, büyük ve stratejik uydu sistemlerinin yerine geçmekten ziyade bu sistemleri daha çevik, ölçeklenebilir ve daha kısa sürede üretilebilen uydu sistemleriyle tamamlayan yeni bir model sunuyor.
Metre altı görüntüleme kabiliyeti
Yaklaşık 500 km yükseklikte Güneş Eş Zamanlı Yörüngede (Sun-Synchronous Orbit / SSO) görev yapacak HÜRSAT-1’in Yer Örnekleme Mesafesinin (Ground Sampling Distance / GSD), pankromatik (PAN) görüntüleme için 0.9 m veya daha iyi, multispektral görüntüleme için ise 3.6 metre veya daha iyi olması hedefleniyor. Yer örnekleme mesafesi, uydu görüntüsündeki her bir pikselin yeryüzünde temsil ettiği yaklaşık mesafeyi ifade ediyor.
HÜRSAT ürün sisteminin ilk uydusu, bu GSD değerleriyle, yeryüzünün yüksek çözünürlüklü olarak görüntülenmesine imkan sağlayacak. Uydu; PAN bandının yanı sıra kırmızı, yeşil, mavi ve Yakın Kızılötesi (Near Infrared / NIR) spektral bantlarında da veri üretebilecek.
Bu özellikler sayesinde HÜRSAT-1; yalnızca yüksek çözünürlüklü görüntü elde edilmesini değil, farklı spektral bantlardan üretilen verilerin birlikte değerlendirilmesiyle çeşitli sivil ve ticari uygulamalara yönelik bilgi üretilmesini de mümkün kılacak. Uydu; tarımsal alanların analizi, bitki sağlığının izlenmesi, çevresel değişimlerin belirlenmesi, doğal afetlerin etkilerinin değerlendirilmesi ve şehirleşmenin takibi gibi farklı uygulamalarda önemli bir veri altyapısı sağlayacak.
HÜRSAT ürün ailesinin görüntüleme kabiliyetinin kademeli olarak artırılması planlanıyor. Bu kapsamda serinin devamı niteliğindeki HÜRSAT EO uydularında PAN GSD değerinin, TUSAŞ’ın özgün imkanlarıyla geliştirilecek yeni nesil kameralar sayesinde çok daha ileri bir seviyeye taşınması hedefleniyor.

Geniş band genişliği ile kesintisiz ülke taraması
HÜRSAT-1, en az 14 km’lik yer iz genişliği sayesinde geniş coğrafyaları tek geçişte yüksek çözünürlükle kapsama yeteneğine sahip olacak şekilde geliştiriliyor. Bu teknik kabiliyet, Türkiye coğrafyasının yıl boyunca defalarca taranmasına imkan tanıyor. Gelecekte devreye alınacak takım uydu düzeni ise aynı bölgeyi ziyaret etme aralıklarını belirgin şekilde daraltacak. Bu sayede proje; yalnızca anlık görüntü üreten bir sistem değil, zamansal değişimlerin yakından izlendiği sürdürülebilir bir milli gözlem altyapısı sunacak.
HÜRSAT-1 ile elde edilecek uydu verilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarımızın görüntü ihtiyaçlarını yerli ve milli imkanlarla karşılamada kritik bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Üretilecek yüksek çözünürlüklü görüntüler; tarım alanlarının ve rekoltenin takibi, orman yangınları ile doğal afetler sonrası hasar tespiti ve çevresel değişimlerin izlenmesinde temel veri kaynağı olacak. Ayrıca; sistem ile kentleşme ve altyapı projelerinin takibi, kıyı ve denizcilik gözlemleri ile geniş coğrafyalara yayılan enerji ve boru hatlarının güvenliğine kadar pek çok stratejik alanda milli bir izleme altyapısı sunacak.
Sivil görevlerde öncelikli, stratejik sistemlerde tamamlayıcı
Türkiye’de kamu ve özel sektör kuruluşları, çeşitli alanlarda yüksek çözünürlüklü uydu verilerine ihtiyaç duyuyor. Bu gereksinim yerli sistemlerle karşılanamadığı durumlarda ilgili görüntüler yurt dışındaki ticari operatörlerden tedarik ediliyor. HÜRSAT-1 uydusunun göreve başlamasıyla birlikte özellikle sivil alandaki yüksek çözünürlüklü görüntü ihtiyacında dışa bağımlılığın azaltılması ve milli kapasitenin artırılması hedefleniyor.
Proje sayesinde kamu kurumlarının kritik verilere çok daha hızlı erişmesi sağlanacakken uzun vadede önemli bir bütçe tasarrufu da elde edilecek. HÜRSAT ailesinin seri üretime uygun ve ölçeklenebilir yapısı ise artan ihtiyaçlar doğrultusunda yeni uyduların hızla yörüngeye taşınmasına ve Türkiye’nin toplam uzay görev kapasitesinin kademeli olarak büyütülmesine olanak tanıyacak.
HÜRSAT-1’in birincil odak noktası sivil ihtiyaçlar olsa da uydunun sunduğu yüksek çözünürlüklü görüntüleme kapasitesi, savunma ve güvenlik görevlerinde de etkin biçimde kullanılabilecek. Bu doğrultuda HÜRSAT-1; GÖKTÜRK gibi büyük ve stratejik yer gözlem sistemlerinin bir alternatifi değil, onların kabiliyetlerini pekiştiren tamamlayıcı bir güç olarak konumlanıyor.
Sistem, ihtiyaç halinde daha yüksek kabiliyetli stratejik uyduların görev önceliklerini yönlendirmede de kritik bir rol üstlenecek. Örneğin; HÜRSAT uydularının rutin taramaları sırasında detaylı inceleme gerektiren bir hareketlilik saptandığında, söz konusu bölge GÖKTÜRK sınıfı uydular için öncelikli hedef alanı olarak tanımlanabilecek. Böylece farklı uydu sınıflarının birbirini beslediği ve uzay kaynaklarının maksimum verimle yönetildiği bütünleşik bir görev ekosistemi kurulmuş olacak. Bu kapsamda HÜRSAT, mevcut stratejik kabiliyetlerimizin yerini alan değil, onların operasyonel esnekliğini ve etkinliğini katlayan bir çarpan bir unsur işlevi görecek.
Alt sistemlerde TUSAŞ imzası
HÜRSAT, yalnızca uydu platformlarından oluşan bir ürün ailesi olarak ele alınmıyor. TUSAŞ; HÜRSAT-1’in görevini gerçekleştirebilmesi için gereken kritik alt sistemler, uçuş ve yer yazılımları ile yer segmenti kabiliyetleri üzerine de çalışıyor. Bu kapsamda uçuş ve yer yazılımları, uydu bilgisayarı, güç ve arayüz birimleri TUSAŞ tarafından geliştiriliyor.
Uydu operasyonlarının gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan yer segmenti altyapısının da yerli ve milli imkanlarla oluşturulması hedefleniyor. HÜRSAT-1’in komuta ve kontrol faaliyetlerinin TUSAŞ’ta kurulan yer istasyonu üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Böylece uydunun tasarım ve geliştirme süreçlerinden uzaydaki operasyonlarına, verinin yer istasyonlarına aktarılmasına kadar tüm aşamalarda uçtan uca yerli ve milli bir sistem kabiliyeti kazanılacak.
5 yıllık tasarım ömrü
HÜRSAT-1, uzay ortamında 5 yıl veya daha uzun süre görev yapacak şekilde tasarlanıyor. Uydu sistemlerinde tasarım ömrü, sistemin belirlenen çevresel ve operasyonel koşullar altında görevini güvenilir biçimde yerine getirmesi için esas alınan hedef süreyi ifade ediyor.
TUSAŞ’ın GÖKTÜRK ve diğer büyük uydu programlarında edindiği mühendislik birikimi, HÜRSAT’ın tasarım yaklaşımının da temelini oluşturuyor. Bu süreçte kazanılan sistem mühendisliği, tasarım, üretim, entegrasyon ve test tecrübesi; HÜRSAT’ın yüksek sistem güvenilirliğine ulaşmasında, görev performansını korumasında ve zorlu uzay koşullarında kesintisiz hizmet vermesinde kritik rol oynuyor. Böylece büyük ve stratejik uydu programlarında edinilen güvenilirlik ve görev sürekliliği yaklaşımının daha kısa sürede ve seri üretilebilir şekilde geliştirilecek HÜRSAT uydularına aktarılması amaçlanıyor.
İhracat potansiyeline sahip seri ve sürdürülebilir sistemler
HÜRSAT’ın seri üretime uygun ve özelleştirilebilir yapısı, ulusal ihtiyaçların ötesine geçerek uluslararası pazara yönelik rekabetçi çözümler sunuyor. Küresel pazarda çevik, ölçeklenebilir ve hızlı teslim edilebilir küçük uydu sistemlerine artan talep, HÜRSAT ailesi için önemli bir ihracat potansiyeli oluşturuyor.
Platform; tek bir uydudan karmaşık takım uydu konfigürasyonlarına, farklı görev yüklerinden entegre yer segmenti çözümlerine kadar geniş bir yelpazede yapılandırılabiliyor. Bu esneklik, HÜRSAT’ın yalnızca bir uydu ürünü olarak değil; küresel pazarda uçtan uca bir uzay sistemi çözümü olarak konumlandırılmasını ve Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatına katkı sunmasını sağlıyor.
HÜRSAT Projesi; yerli sanayi iş birliklerini güçlendirerek alt sistem ve bileşen üreticilerini ekosisteme dahil etmeyi ve sürdürülebilir bir uzay ekonomisi inşa etmeyi hedefliyor. Böylece tekil uydu üretiminin ötesine geçilerek; dinamik, yerli sanayiyi besleyen ve küresel ölçekte rekabet eden sürdürülebilir bir küçük uydu altyapısı Türkiye’ye kazandırılmış olacak.
Havacılık ve Uzay Mühendisliği öğrencisi. Savunma sanayii araştırmacısı.
